ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI

ye olmadığınız iin burdaki resmi veya linki gremiyorsunuz . . . Ltfen ye Olunveyaye Girişi Yapın Hak ile Bâtıl’ın mücâdele sahnesi olan insanlık tarihi boyunca, kendilerini -bütün varlıklarıyla- Hakka adamış, hakkın ihkakı ve

A A A A
Gönderen Konu: ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI  (Okunma sayısı 513 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    nur_gul

  • Admin ( Yönetim )
  • Mesaj: 4577
  • Konu: 738
  • Ver.Tşk : 391
  • Al.Tşk : 472
  • konusmak ihtiyac olabailir;ama susmak bir sanattir
  • Çevrimiçi

ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI
Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın


Hak ile Bâtıl’ın mücâdele sahnesi olan insanlık tarihi boyunca, kendilerini -bütün varlıklarıyla- Hakka adamış, hakkın ihkakı ve ‘hükümranlığı uğruna ölümleri istihkar etmiş büyük İslam kahramanları müşahede edilmiş, bunların büyük fedâkârlıkları sayesinde, yegane hak dini temsil eden İslâm, yok olmaktan kurtulmuş, bu büyük şahsiyetler, İslâm’ın muhafazası hususunda, birer İlâhî sebeb ve vesile olmuşlardır… işte; Üstad Bediuzzaman Said-i Nursî (EI-Kürdî) Hz.leri de, İslâm’ın yetiştirdiği ender kahramanlardan biridir…

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN KISACA TARİHÇE-İ HAYATI


“Her asır’da bir müceddidin çıkıp dini ihya ve tecdid edeceğine dair” malûm hadis-i şerifin sırrına masadak olan Üstad, Hicrî 1290/Milâdî 1873 tarihinde Bitlis’e bağlı Hizan kazasının İsparit nahiyesinin ‘Nurs’ köyünde doğmuş, bundan dolayı da ‘Nursî’ (Nurs’lu] lakabını (soyadını) almıştır. Babasının adı Mirza, annesinin adi ise Nuriye’dir, ilk tahsiline Tağ medresesinde başlayan Üstad Said-i Nursî Hz.leri, o zamanda meşhur olan Bitlis, Tillo, Hizan, Nükus Siirt ye Van medreselerinde, değişik, önde gelen İslâm alimlerinden tahsilini ikmâl etmiştir. Bilhassa, Resulullah SallAllâhu Aleyhi ve Alihi ve Sellem Efendimizi rü’yâda görüp, ilim talebinde bulunup, bu hususta ‘vesile’ ve ‘şefaatçi’ olmasını niyaz etmesinden sonra, vehbî olarak essiz ilimlere ve büyük feyizlere mazhar olmuş, artık bütün ulema, huzurunda diz çöker duruma gelmiştir. Ki, ‘Bediüzzaman (Zamanın Bedîî; hârikası, essiz alimi, ilmin ve alimlerin başı, acâibi…) unvanı, çağının ulemâsı tarafından, iste bundan dolayı kendisine verilmiştir…
Sürekli ilmî ‘münazaralarla’ ilk hayatini geçiren ve bütün ulemâ’yı kendisine meftun bırakan Üstad Said- i Nursî Hz.leri, bir ara gazetelerden; günümüzün Amerikan emperyalizminin o zamanki temsilcisi olan İngiliz emperyalizminin ‘müstemlekât’ (sömürge ülkeler isleri) bakanının, İngiltere avam kamarasında, eline Kur’an-ı Kerimi alarak; “bu Kur’an, Müslümanların elinde bulundukça biz onlara tamamen hakim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, ya bu Kur’an’ı onların arasından kaldırmalıyız, yahut Müslümanları bu Kur’an’dan soğutmalıyız.” seklinde bir konuşma yaptığını okur. iste bu haber, bütün ömrünü İslâm’ın ye Kur’an’ın müdafaasına hasretmesine, bunun için de evlenme dahil, dünya ile kendini meşgul edecek ve mukaddes savunmaya engel olabilecek bütün kayıtlardan uzaklaşmasına ve sâdece Kur’an üzerine meşgalesini teksif etmesine sebeb olmuş, hakim lâik rejimin seyir çizgisi ve ma’lum uygulamaları da mezkûr ideâlinin tezahürü olan Risale-i Nur’ların doğusunu sonuç vermiştir…

ÜSTAD ŞAM’DA…


Bir ara, o zaman Osmanlı sınırları içerisinde bulunan ‘Şam’a’ giden Üstad Bediüzzaman Hz.leri Şam ulemâsının ısrarı üzerine, ‘Cami-i Emevî’de onbinlerce cemâatin ve yüzlerce ulemâ’nın huzurunda, baştan başa siyâsî ve içtimaî muhtevaya] sahip olan ve ‘Hutbe-i Şâmîye’ diye anılan hutbeyi irticalen ve Arapça olarak irâd etmiştir. Hâlâ, önemini koruyan ve çok büyük dersler ve müjdeler taşıyan bu] hutbe, Sam bölgesinde ye sâir İslâm ülkelerinde] büyük yankılar husule getirmiş, adı geçen hutbe’nin, pek çok sayıda baskıları yapılarak yayınlanmıştır.
En sevdiğiniz ilahileri, klipleri, ezgileri, türküleri dinleyebilirsiniz. Media Merkezimize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ( NuR GüL )  

Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın

    nur_gul

  • Admin ( Yönetim )
  • Mesaj: 4577
  • Konu: 738
  • Ver.Tşk : 391
  • Al.Tşk : 472
  • konusmak ihtiyac olabailir;ama susmak bir sanattir
  • Çevrimiçi
ÜSTAD BEDÝÜZZAMAN HAZRETLERÝNÝN KISACA TARÝHÇE-Ý HAYATI
« Yanıtla #1 : 14 Ekim 2008, 02:34:59 »

ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI
ÜSTAD İSTANBUL’A GELİYOR

Daha sonra, Osmanlı saltanatının ‘pây-i tahtına’, yani İstanbul’a gelmeye karar veren Üstad Bediuzzaman’ın İstanbul’a gelişi, bir gazetede (Ahmed Ramiz bey imzasiyle) su manşetle verilmiştir: “sarkın yalçın kayalıklarından bir ateşpare-i zekâ, İstanbul afakında tulu’ etti!…”, “İstanbul’a yerleşen Üstad, ikametgâhına söyle, bir levha asar: “burada her müşkil halledilir, her suâle cevap verilir; fakat suâl sorulmaz!”. Böylece, bir kısım ulema’da bulunması muhtemel ‘enâniyet-i ilmîyeyi’ yıkmayı, yaşa ve şöhrete köle olunulmamasını sağlamayı amaçlar. Tabîî ki, ! kafileler hâlinde ‘münazara’ ve mübâhese için gelen bütün ulemâ, ya ikna veya ilzam olarak geri dönüyor, Üstad’ın, gerçekten de ‘Bediuzzaman’ olduğunu itiraf etmek mecburiyetinde kalıyordu…
Bir ara İstanbul’a gelmiş bulunan Cami’ul-Ezher’in ünlü reisi (rektörü) Şeyh Bâhid Efendiyi de, Üstad’la görüştürmeye ve münazaraya ikna eden İstanbul uleması, Üstadın ilzam edilmesi maksadiyle bu ortamın oluşturulmasına çalışır; ve nihayet bir namaz vakti Ayasofya Camiinden çıkıp oturdukları bir çayhanede bu fırsat doğar. Ve Şeyh Bâhid Efendi, Üstad’ın umman gibi bilinen ilmini değil, siyâsî ve içtimaî malumatini, vukufiyetinî ve istikbâle ait görüşlerini öğrenmek maksadiyle; “Avrupa ve Osmanlılar hakkında ne diyorsun? Gelecekleri hakkında fikriniz-görüşünüz nedir?” der. Üstad Bediuzzaman da, hiç düşünmeden:
“Avrupa bir İslâm devletine hâmiledir; günün birinde onu doğuracak. Osmanlılar da Avrupa’ya hâmile’dir; günün birinde o da, onu doğuracaktır…” cevabını verir. Bunun üzerine Şeyh Bâhid efendi; “bu gençle münazara edilmez! Ben de ayni kanaatteydim, fakat, bu kadar veciz ve beligâne bir tarz’da ifade etmek, ancak Bediüzzamana hasdır!” demiş ve çok büyük takdirlerini bildirmiştir. Ki; merhum Üstadın: bildirdiği gibi… Osmanlılar Avrupai Lâik Türkiye’yi doğurmuş, Avrupa ise, hâmile olduğu İslâm’a dönüş sancısını bu günlerde çekmeğe başlamıştır, inşaAllâh…

31-MART OLAYI ÜZERİNE

Nihayet, ma’lûm ve meşhur 31-Mart hâdisesi meydana gelir. Bu vesile edilerek, bütün İslâmi çevreler büyük bir baskı ve terör altına alınır. Şeriat istedikleri iddiâsiyle yargılanan 15 meşhur hoca ve ileri gelen daha başka Müslümanlar, ittihatçı komiteciler tarafından idam edilir. ‘Divan-i Harb-i Örfi’ mahkemesinin açık bahçesinde, darağacında sallanan bu mazlumların görüleceği bir yerde, psikolojik yönden ürkütmek amacıyla, Üstad Bediuzzaman dahi ayni suçtan(?) dolayı muhakeme edilir ve mahkeme reisi meşhur zâlim ve cânî Hurşit Paşa tarafından:
“Sende mi şeriat istemişsin?” suâli sorulur; ve darağacında sallanan mazlumlara işâreten dikkati çekilir, böylece, akıllarınca gözdağı verilir. Üstad ise, gerçekten tarihde benzeri az görülen bir şehâmet ve cesaretle:
“Evet;.. Şeriâtın bir hakikatına, bin ruhum olsa, hepsini feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i sâadet ve adâlet-i mahz ve fazilettir…” diye cevap verir; ve, olayın provakasyon yönüne dikkat çekip, idam edilenlerin mazlum olduğunu, ittihatçıların perde altındaki oyunlarına işaret ederek “…Fakat, ihtilâlcilerin isteyişi gibi değil!” der ve kahramanca bir savunma yaparak, her an için ‘idama’ hazır olduğunu mahkemeye bildirir… Fakat; ilâhî takdir, idam edilmesine imkân vermez; Üstad’ın muhakeme edildiği binanın etrafının ve çevre yolların, onbinlerce şarklı Müslümanlar tarafından çevrilmiş olması, Üstad’ın lehine ve mahkeme aleyhine büyük tezahüratların yapılması, ayrıca Üstad’in pervasız savunması, gibi faktörler mahkeme heyetini ürkütmüş, ‘idam’ kararı yerine ‘berâet’ kararı verilmiştir. Kendisinden teşekkür bekleyen mahkeme heyetinin, yüzüne bakmadan mahkeme salonunda; “Zalimler için yaşasın Cehennem!. -Zalimler için yaşasın Cehennem!..” diye diye ilerleyen ve kendini dışarıda bekleyen muazzam kalabalık tarafından büyük bir coşku ile karşılanan Üstad Bediuzzaman Hz.leri, Beyazıt’tan Sultanahmed’e kadar halkla birlikte yürüyüş yapmış ve “Zalimler için yaşasın Cehennem!..” demeye yürüyüş boyunca devam etmiştir…



    sirayet

  • Aktif Üye
  • Mesaj: 353
  • Konu: 102
  • Ver.Tşk : 29
  • Al.Tşk : 49
  • Çevrimdışı

ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI
slm ablacým çok önemli ve güzel bir konu,Bir dava adamýnýn çilelerle dolu hayatý,  bütün gayesi ve amacý insanlarýn imanlarýný kurtarmya vesile olmak,baþkasýnýn günahýna aðlayan bir zatý tanýmamak ve eserlerini okumamak büyük bir eksikliktir diye düþünüyorum....?

Üstad hz.leri (bir insanýn imanýný kurtaracaksam bedenim cennemde yanarken gönlüm gül gülistan olur demiþ.yüreði ve þevkat ve merhamaet dolu bir zat slm ve dua ile.....



    maveraünnehir

  • Ziyaretçi

ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI
Üstad ýn hayatýný eserlerini okuduk çok þükür
 FEKAT ASIL MESELE ONUN FELSEFESÝNÝ KAVRAYABÝLMEKTÝR
   MAALESEF HÝZMET ÞUURUNA PEK SAHÝB DEÐÝLÝZ (ÞAHSIM ADINA)
 ÝNÞAAllâh ONUN GÝBÝ FEDAKAR, CEFAKAR, VEFAKAR OLABÝLÝRÝZ

YÜREÐÝNÝZE SAÐLIK




GoogleTagged - Etiketler

 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
7 Yanıt
571 Gösterim
Son İleti 26 Nisan 2009, 22:03:58
Gönderen: hesra
2 Yanıt
404 Gösterim
Son İleti 14 Nisan 2010, 18:06:18
Gönderen: hazan gülü
0 Yanıt
276 Gösterim
Son İleti 23 Mart 2009, 00:48:52
Gönderen: mywuslat
1 Yanıt
184 Gösterim
Son İleti 12 Haziran 2009, 09:26:42
Gönderen: yakamoz
0 Yanıt
17 Gösterim
Son İleti 22 Haziran 2010, 12:59:49
Gönderen: SiyahSancaktaR

ÜSTAD BEDiÜZZAMAN HAZRETLERiNiN KISACA TARiHÇE-i HAYATI - Wuslata Hasret | Hizmet Yolu