Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı     Fahr-i Alem Efendimiz Ramazan ayını hasretle beklerdi. Üç aylara kavuÅŸunca sevinir; receb ayında -her zamankinden çok- oruç tutardı. Åžaban ayının ise tamamına yakınını oruçlu geçirir ve "Ramazan ayına hürmeten Åžaban ayında

A A A A
Gönderen Konu: Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı  (Okunma sayısı 216 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    zelal

  • Admin ( Yönetim )
  • Mesaj: 4728
  • Konu: 1072
  • Ver.TÅŸk : 927
  • Al.TÅŸk : 974
  • Hala çocuklar gibi aÄŸlıyorum.
  • Çevrimdışı
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
« : 09 AÄŸustos 2009, 00:54:53 »

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
 
  Fahr-i Alem Efendimiz Ramazan ayını hasretle beklerdi. Üç aylara kavuÅŸunca sevinir; receb ayında -her zamankinden çok- oruç tutardı. Åžaban ayının ise tamamına yakınını oruçlu geçirir ve "Ramazan ayına hürmeten Åžaban ayında oruç tutmak daha faziletlidir." buyururdu. Fakat Ramazan'ı karşılamak maksadıyla bir iki gün öncesinden oruç tutmayı doÄŸru bulmazdı. Yolunu gözlediÄŸi sevgiliye, Ramazan'a kavuÅŸunca, vuslatın verdiÄŸi haz ve neÅŸeyle mübarek ayın feyzini coÅŸkuyla anlatırdı. Şöyle buyururdu:
  "Ramazan gelince, cennet kapıları ardına kadar açılır; cehennem kapıları kapanır; ÅŸeytanlar zararsız hale getirilir."
  "Cennetin sekiz kapısı vardır. Bunlardan birinin adı Reyyan'dır. O kapıdan sadece oruçlular girecektir. Oruçluların sonuncusu da içeri girince reyyan kapısı kapanacak. Bu kapıdan girenlere bir içecek ikram edilecek; onu içen bir daha susuzluk çekmeyecek."
  Sevgili Efendimiz bu cihana bedel müjdeleri, orucun ihlas ve samimiyetle tutulması için söylerdi. Cenab-ı Mevla'nın yüce katına sunulacak bu kıymetli ibadetin yüz aÄŸartacak mükemmellikte olmasını isterdi.
  SAHUR VAKTİ, SEHER VAKTİ
  Sahur vaktine ayrı bir deÄŸer verirdi.
  "Aman sahura kalkmayı ihmal etmeyin; zira sahur yemeÄŸi mübarek bir gıdadır." derdi. Nitekim Mescid-i Nebevî'nin sofasında yatıp kalkan fakir sahabîlerden ve İslam'a ilk giren bahtiyarlardan biri olan İrbaz b. Sariye'yi bir gece sahura çağırırken:
  "Mübarek gıdaya buyur!" demiÅŸti.
  Bir baÅŸka seferinde sahur yapmanın önemini şöyle anlatmıştı:
  "Sahur yemeÄŸi bereketlidir. Yememezlik etmeyin. Bir yudum suyla bile olsa sahur yapın. Zira Allâh Teala ve melekleri sahur yapanlara rahmet yaÄŸdırır."
  Fahr-i Cihanın sahura neden bu kadar deÄŸer verdiÄŸi gayet açıktır. Zira sahur vakti, seher vaktidir. İlahî rahmet ve bereketin saÄŸanak saÄŸanak yaÄŸdığı zamandır. Allâh'a gönül verenlerin ibadet, dua ve zikirleriyle gergef gergef iÅŸlediÄŸi mübarek bir zaman dilimidir.
  Sevgili kardeÅŸler! Hiç deÄŸilse mübarek Ramazan ayı boyunca bu kıymetli vakti biz de deÄŸerlendirelim. Gönül derinliklerinden kaynayıp gelen bir coÅŸkuyla Cenab-ı Hakk'a niyaz edenler gibi boyun büküp arz-ı hal etmeye çalışalım; zira bu feyizli zamanda uyanık olmanın büyük bir manası vardır. Sahura kalkan mü'minler o mütevazi boyun büküşleriyle sanki şöyle derler:
  Rabbim! Çok şükür ben de seni bilen, seni seven, sana gönül verenlerden biriyim. Sana olan baÄŸlılığımı arzetmek için uykumu bölüp kalktım. Yarın senin rızan için oruç tutacağım. Ne olur benden hoÅŸnut ol. Allâhım!
  İFTAR ZAMANI
  Yüce Mevlamız, kulunun kendine baÄŸlılığını ve saygısını görmekten memnun olur. İftar vakti bu baÄŸlılığın ve saygının en iyi gösterildiÄŸi bir zamandır. Bu sebeple Resûl-i Kibriya efendimiz iftar vaktini titizlikle takip ederdi. İftar vakti girer girmez oruç bozmanın gerekli oluÅŸuna, bir çocuk safiyetiyle oruç bozma telaşına girmenin Allâh Teala'yı memnun edeceÄŸine iÅŸaret buyurur ve bunu dînî hayatı canlı tutmanın bir belirtisi kabul ederdi. İftarı geç yapmanın bir nevi kayıtsızlık ve gevÅŸeklik olduÄŸuna iÅŸaret ederek şöyle buyururdu:
  "Bir an önce iftar etmek için gayret gösterdikleri müddetçe, ümmetim hayır ve bereketten ayrılmamış olur."
  Efendimizin sözünü ettiÄŸi bu hayır ve bereketin insanı ilahî muhabbete erdirecek kadar geniÅŸ kapsamlı olduÄŸunu bir hadîs-i kudsî'den öğrenmekteyiz. Cenabı zü'1-celal buyuruyor ki:
  "Kullarım içinde en çok sevdiklerim, bir an önce iftar etmek için gayret gösterenlerdir."
   Demek oluyor ki, Yüce Allâh'ın eÅŸsiz sevgisine nail olmanın yolu Hz. Peygamber'e uymak ve onun yaptıklarını yapmaktır. Bunun böyle olduÄŸunu zaten Kur'anı Kerîm açıkça söylemiyor mu?
  "Ey Muhammed! De ki: EÄŸer siz Allâh'ı gerçekten seviyorsanız, bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin." Rasûlullah efendimize tutunmadan, onu sevmeden ilahî muhabbete ermenin mümkün olmayacağını ÅŸair ne güzel söylemiÅŸ:
  Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
  Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?
  İftar sırasında yapılan duanın kabul edileceÄŸini söyleyen Nebiy-yi Muhterem efendimiz, iftara baÅŸlamadan önce dua ederdi. Dualarından biri şöyleydi:
  "Allâhım! Senin rızan için oruç tuttum. Senin verdiÄŸin rızıkla orucumu açıyorum." Sonrada varsa hurma ile, yoksa su ile orucunu açar ve böyle yapılmasını tavsiye buyururdu.
  RABBİM BANA YEDİRİR

  Kainatın Efendisi oruç tutmaktan öylesine derin bir haz duyardı ki, bu hazzı devam ettirmek ve açlığın verdiÄŸi manevî derinliÄŸi sürdürmek için bir kaç gün aralıksız oruç tuttuÄŸu olurdu. Ramazan ayının gecesini, gündüzünü hep ibadetle geçirmek isterdi. Onun bu haline sahabîleri, savm-ı visal denen bu orucu tutmaya kalkınca, efendimiz onlara engel oldu.
  - Kendin tutuyorsun da bize neden izin vermiyorsun? dediklerinde de:
  - Ben sizin gibi deÄŸilim. Rabbim bana yedirir, içirir" buyururdu.
  Sevgili Peygamber'ine Allâh Teala'nın ne yedirip içirdiÄŸini bilemiyoruz. Bu maddi bir gıdamıydı, yoksa Cenab-ı Barî'ye yakın olmanın verdiÄŸi manevî bir doyum hali miydi, anlayamıyoruz, ama ÅŸundan eminiz ki, sevgili Peygamberimiz, ümmetine duyduÄŸu aşırı muhabbet sebebiyle, açlığa dayanamayıp zayıf düşerler, belki bir müddet sonra usanıp vazgeçerler, dolayısıyla diÄŸer ibadetleri gerektiÄŸi ÅŸekilde yapamazlar düşüncesiyle, aralıksız iki gün oruç tutmaya izin vermemiÅŸti.
  TERAVİH  Ramazan'la birlikte Resûl-i Kibriya'nın nafile namazlarında da bir artış görülürdü. Bunun en belirgin olanı şüphesiz teravih namazıydı.
  O saadet devrinde bir Ramazan akÅŸamıydı. Ramazan ayının çıkmasına da yedi gün kalmıştı. O güne kadar Nebiy-yi Huda efendimiz, yatsı namazını kıldırdıktan sonra evine çekilirdi. Fakat o gece ilk defa teravih namazı kıldırdı. Teravih, gecenin üçte biri geçene kadar devam etti. Ertesi gün ağızdan aÄŸza Peygamber efendimizin teravih namazı kıldırdığı haberi yayıldı. Ama o akÅŸam teravih namazı kıldırmadı. Bir sonraki gün yine bir teravih namazı kıldırdı. Namaz gece yarısına kadar devam etti. Bir sonraki gün yine kıldırmadı. Nihayet Ramazan'ın çıkmasına üç gün kala, bütün gece devam eden bir teravih daha kıldırdı. Fakat teravih namazının farz olabileceÄŸini düşünerek bir daha da kıldırmadı. Herkesin evinde kılmasını tavsiye buyurdu. Teravih namazlarının camide cemaatle kılınması adeti Hz. Ömer devrinde baÅŸlamıştır.
  KUR'AN TİLAVETİ
  Bu ibadet, dua ve zikir ayında Efendimiz Kur'an-ı Kerîm'i daha çok okurdu. Zaten Cebrail (a.s) Ramazan ayı boyunca her gece Fahr-i Cihan efendimizin yanına gelir, karşılıklı olarak birbirlerine Kur'an okurlar ve böylece o güne kadar gelen ayetleri bir daha gözden geçirmek suretiyle kontrol ederlerdi. Her yıl bir defa yapılan bu karşılaÅŸtırma olayı, Habîb-i Ekrem'in son Ramazan'ında iki defa yapılmıştı.
  Ramazan boyunca Kur'an-ı Kerim okumanın manevî dünyamıza bambaÅŸka bir zenginlik getireceÄŸine dikkatimizi çeken Gönüller Sultanı efendimiz buyururlar ki:
  Ramazan'da tutulan oruç ile okunan Kur'an-ı Kerim insana ÅŸefaat ederler.
  Oruç der ki: "- Rabbim! Ben bu kulunu bütün bir gün yemekten, maddî isteklerden alıkoydum. Bu kulun hakkında ÅŸefaatimi kabul eyle!" Okunan Kur'an-ı Kerim de:
  - "Ben bu kulunu geceleyin uyumaktan alıkoydum. Onun hakkında benim ÅŸefaatimi de kabul eyle!"
  Böylece her ikisi de o insana ÅŸefaat ederler.
  Onun dillere destan cömertliÄŸi Ramazan'da coÅŸup taÅŸardı. Üç aylarda, "hiç durmadan esen bir rüzgardan daha cömert olurdu." Eline geçen imkanları derhal müslümanlara dağıtır, kendinden ne istenirse hemen verir, yanında yoksa baÅŸkalarından temin ederdi. Hangi sadakanın daha makbul olduÄŸunu soranlara "Ramazan'da dağıtılan sadaka" cevabını verirdi.
   VEDA GÜNLERİNE DOÄžRU
  Ramazan'da veda günleri yaklaşınca Fahr-i Alem efendimizin ibadetlerinde bir artış görülürdü. Zira "Bin aydan daha hayırlı" Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son on gününde, özellikle 25, 27 ve 29. gecelerde bulunması ihtimali, O'nu bu geceyi kaçırmamaya sevkederdi. Şöyle buyururdu:
  "Her kim Kadir Gecesi'nde, bu gecenin büyüklüğünü kabul ederek ve sevabını Allâh'tan bekleyerek namaz kılarsa, geçmiÅŸ günahları bağışlanır."
  Ramazan'ın son on gününde Resûl-i Ekrem (sallAllâhü aleyhi ve sellem) Mescid-i Nebevî'de i'tikafa çekilirdi. "Rabbim kapına geldim. Sen beni atfetmedikçe, buradan biryere gitmem." anlamına gelen bu namaz, dua, zikirden ibaret yoÄŸun ibadet esnasında, evine sadece zaruri ihtiyaçları için giderdi. Hatta bu günlerde Mescid-i Nebevî'ye bitiÅŸik olan evinin kapısından içeri mübarek başını uzatır, o güzelim saçlarını Hz. AiÅŸe annemiz tarardı.
  Sevgili efendimizin Ramazan hayatı özet olarak böyleydi. Yüce Rabbimin bu feyizli zamanı, bu ele geçmez fırsatı deÄŸerlendirmeyi hepimize lutfetmesi niyazıyla...

Prof.Dr.M.Yaşar KANDEMİR
 
Sitemizde daha huzurlu bir ortam için lütfen Forum Kurallarına uyalım... Forum kurallarını hala okumadıysanız aÅŸağıdaki linki inceleyin ( Zelal )  

Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın

    gul_sultan

  • Daimi Üye
  • Mesaj: 750
  • Konu: 119
  • Ver.TÅŸk : 9
  • Al.TÅŸk : 32
  • Çevrimdışı
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
« Yanıtla #1 : 16 Mart 2010, 23:40:15 »

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
"Ramazan gelince, cennet kapıları ardına kadar açılır; cehennem kapıları kapanır; şeytanlar zararsız hale getirilir."
  "Cennetin sekiz kapısı vardır. Bunlardan birinin adı Reyyan'dır. O kapıdan sadece oruçlular girecektir. Oruçluların sonuncusu da içeri girince reyyan kapısı kapanacak. Bu kapıdan girenlere bir içecek ikram edilecek; onu içen bir daha susuzluk çekmeyecek."
  Sevgili Efendimiz bu cihana bedel müjdeleri, orucun ihlas ve samimiyetle tutulması için söylerdi. Cenab-ı Mevla'nın yüce katına sunulacak bu kıymetli ibadetin yüz aÄŸartacak mükemmellikte olmasını isterdi.  1gulxl
rabbim sefaatlerine nail eylesin    insAllâh emegine yuregine saglik Allâh razi olsun  1gulxl


Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın

    nur_gul

  • Admin ( Yönetim )
  • Mesaj: 4577
  • Konu: 738
  • Ver.TÅŸk : 391
  • Al.TÅŸk : 472
  • konusmak ihtiyac olabailir;ama susmak bir sanattir
  • Çevrimiçi
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
« Yanıtla #2 : 14 Mayıs 2010, 22:40:48 »

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
"Ramazan gelince, cennet kapıları ardına kadar açılır; cehennem kapıları kapanır; şeytanlar zararsız hale getirilir."
  "Cennetin sekiz kapısı vardır. Bunlardan birinin adı Reyyan'dır. O kapıdan sadece oruçlular girecektir. Oruçluların sonuncusu da içeri girince reyyan kapısı kapanacak. Bu kapıdan girenlere bir içecek ikram edilecek; onu içen bir daha susuzluk çekmeyecek."
  Sevgili Efendimiz bu cihana bedel müjdeleri, orucun ihlas ve samimiyetle tutulması için söylerdi. Cenab-ı Mevla'nın yüce katına sunulacak bu kıymetli ibadetin yüz aÄŸartacak mükemmellikte olmasını isterdi.  1gulxl
rabbim sefaatlerine nail eylesin    insAllâh emegine yuregine saglik Allâh razi olsun  1gulxl




En sevdiÄŸiniz ilahileri, klipleri, ezgileri, türküleri dinleyebilirsiniz. Media Merkezimize aÅŸağıdaki linkten ulaÅŸabilirsiniz ( NuR GüL )  

Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın

    zelal

  • Admin ( Yönetim )
  • Mesaj: 4728
  • Konu: 1072
  • Ver.TÅŸk : 927
  • Al.TÅŸk : 974
  • Hala çocuklar gibi aÄŸlıyorum.
  • Çevrimdışı
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
« Yanıtla #3 : 15 Mayıs 2010, 00:29:52 »

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
ecmain olsun canım



    çilem

  • Aktif Üye
  • Mesaj: 451
  • Konu: 1
  • Ver.TÅŸk : 0
  • Al.TÅŸk : 7
  • Nerden: izmir
  • Çevrimdışı
Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
« Yanıtla #4 : 15 Mayıs 2010, 01:34:24 »

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı
     yuregine saglik Allâh razi olsun  1gulxl


   



 

Benzer Konular

  Konu / BaÅŸlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
167 Gösterim
Son İleti 28 Kasım 2008, 16:15:03
Gönderen: musa74
5 Yanıt
186 Gösterim
Son İleti 01 Mayıs 2009, 22:10:39
Gönderen: kardelen_
11 Yanıt
117 Gösterim
Son İleti 09 Mayıs 2010, 20:24:28
Gönderen: hacer35
5 Yanıt
92 Gösterim
Son İleti 10 Mayıs 2010, 10:08:47
Gönderen: gülehasret
0 Yanıt
6 Gösterim
Son İleti 29 Temmuz 2010, 13:14:47
Gönderen: ruzgar46

Peygamber Efendimiz (sav.)'in Ramazan Hayatı - Wuslata Hasret | Hizmet Yolu