KUR'AN DA İBRAHİM -3

Muhakkak İbrahim, (tek başına) bir ümmettir. O, Allah'a dosdoğru yönelip itaat edendir. Ve o, müşriklerden değildir. O, (Allah'ın) nimetlerine teşekkür edendi. (Allah), onu seçti ve doğru yola iletti. Ona, Dünya'da bir güzellik verdik. Ve muhakkak o, Ahiret'te de salihlerdendir.

A A A A
Gönderen Konu: KUR'AN DA İBRAHİM -3  (Okunma sayısı 220 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    berfin

  • GÜL GÜZELİ _acemiiiiiii :))
  • Uzman Üyemiz
  • Mesaj: 2209
  • Konu: 309
  • Ver.TÅŸk : 426
  • Al.TÅŸk : 381
  • Nerden: İSTANBUL
  • seni çok seviyorum <Allâh>ım
  • Çevrimdışı
KUR'AN DA İBRAHİM -3
« : 21 Nisan 2009, 18:03:07 »

KUR'AN DA İBRAHİM -3
Muhakkak İbrahim, (tek başına) bir ümmettir. O, Allâh'a dosdoğru yönelip itaat edendir. Ve o, müşriklerden değildir.

O, (Allâh'ın) nimetlerine teşekkür edendi. (Allâh), onu seçti ve doğru yola iletti.

Ona, Dünya'da bir güzellik verdik. Ve muhakkak o, Ahiret'te de salihlerdendir.

Sonra Biz, sana vahyettik ki: "Dosdoğru olan İbrahim'in milletine(dinine) uy! O, müşriklerden değildi."

NAHL(16)/120-123]


Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Muhakkak o, sıddıktır(doğru sözlüdür) ve nebidir.

Babasına demişti ki: "Ey babam, niçin işitmeyen, görmeyen ve sana herhangi bir şey sağlamayan şeylere köle oluyorsun?"

"Ey babam, muhakkak bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."

"Ey babam, şeytana köle olma! Muhakkak şeytan, Rahman'a asi olmuştur."

"Ey babam, muhakkak ben, sana Rahman'dan bir azabın dokunmasından korkuyorum. (Şayet böyle olursa), şeytanın dostu olursun."

(Babası) dedi ki: "Ey İbrahim, benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Şayet vazgeçmezsen, elbette seni taşlarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!"

(İbrahim) dedi ki: "Sana selam olsun. Yakında senin için Rabbimden bağış dileyeceğim. Muhakkak O, bana lütufkârdır."

"Ben sizden ve Allâh'tan başka köle olduğunuz şeylerden ayrılıyorum. Ve Rabbimi çağırıyorum. Umulur ki, Rabbimi çağırmakla şaki(mutsuz) olmam."

O zaman ki, onlardan ve Allâh'tan başka köle oldukları şeylerden ayrıldı, Biz, ona İshak'ı ve Yakup'u verdik. Ve her birini nebi kıldık.

Onlara, rahmetimizden bağışladık ve onlara, yüksek bir doğruluk dili verdik.

[MERYEM (19)/41-50]

Muhakkak Biz, önceden İbrahim'e, rüştünü(olgunluğunu) verdik ve Biz, onu bilenleriz.

O, babasına ve kavmine dediği zaman, bu temsiller(putlar) nedir ki; siz, onlara boyun eğiyorsunuz?

Dediler ki: "Biz, babalarımızı, onlara köle olurken bulduk."

(İbrahim) Dedi ki: "Muhakkak sizler ve babalarınız, apaçık bir sapıklık içindesiniz."

Dediler ki: "Sen bize Hakkı(gerçeği) mi getirdin, yoksa sen, oyun oynayanlardan mısın?"

(İbrahim) Dedi ki: "Bilakis sizin Rabbiniz, göklerin ve Yer'in Rabbi'dir. O ki, onları yarattı ve ben, buna şahitlerdenim."

"Andolsun Allâh'a, sizler dönüp gittikten sonra, putlarınıza tuzak kuracağım."

Böylece O, onların büyük(putları) hariç olmak üzere, onları paramparça etti. Umulur ki, ona(büyüğüne) başvururlar diye.

Dediler ki: "Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerdendir."

Dediler ki: "Kendisine İbrahim denilen bir gencin, bunları diline doladığını işittik."

Dediler ki: "Onu, insanların gözleri önüne getirin. Umulur ki onlar, şahitlik ederler."

Dediler ki: "Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın, ey İbrahim?"

(Dedi ki): "Bilakis, onların büyüğü, bunu yaptı. Şayet konuşabilirlerse, onlara sorun!"

(Bunun üzerine), kendilerine döndüler ve dediler ki: "Şüphesiz sizler, zalimlersiniz."

Sonra başlarını çevirdiler."(İbrahim), sen gerçekten bilirsin ki bunlar konuşamazlar!"

Dedi ki: "O halde, sizlere yararı ve zararı olmayan, Allâh'tan başkasına mı köle oluyorsunuz?"

"Yuh size ve Allâh'tan başka taptıklarınıza! Aklınızı kullanmayacak mısınız?"

"Şayet yapacaksanız, onu(İbrahim'i) yakın! Ve ilahlarınıza yardım edin!"

Biz söyledik: "Ey ateş, İbrahim'in üzerine soğuk ve selâmet ol!"

Ona, bir düzen(tuzak) kurmak istediler, ancak Biz, onları hüsrana uğrattık.

Onu ve Lut'u kurtarıp, âlemler içinde bereketli kıldığımız yere (yerleştirdik).

Biz ona İshak'ı ve arkasında da Yakub'u verdik. Her birini salihler kıldık.

Biz onları, Bizim emrimize yönelten önderler kıldık. Biz onlara, hayırlı işleri, namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar, Bize köle olanlardı.

[ENBİYA(21)/51- 73]

Allâh için, Hak bir mücadeleyle mücadele edin. O, sizi seçti ve size, dinde bir zorluk kılmadı. Ki o, babanız İbrahim'in dinidir. O, sizi önceden Müslüman olarak isimlendirdi. Şu elçi, sizin üzerinize şahit olurken, siz de insanlar üzerine şahitler olun. Namazı kılın, zekâtı verin ve Allâh'a tutunun. O(Allâh), ne güzel Mevla(dost) ve ne güzel Yardımcı'dır.

[HACC(22)/78]

Onlara, İbrahim'in haberini açıkla.

O, babasına ve kavmine dedi ki: "Siz neye köle oluyorsunuz?"

Dediler ki: "Putlara köle oluyoruz. Bu nedenle onlara, ibadet edenler olarak eğiliyoruz."

(İbrahim) dedi ki: "Siz, onları çağırdığınız zaman sizi, işitiyorlar mı?"

"Yahut, size fayda ya da zarar veriyorlar mı?"

Dediler ki: "Bilakis biz, babalarımızı bu şekilde yaparlarken bulduk."

(İbrahim) dedi ki: "Neye köle olduğunuzu gördünüz mü?"

"Sizler ve önceki babalarınızın (ne durumda olduğunu)?"

"Muhakkak onlar, benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (dostumdur)."

"O ki, beni yarattı ve O, bana hidayet verdi."

"O ki, beni yediriyor ve içiriyor."

"Ve hastalandığım zaman O, bana şifa veriyor."

"O ki, beni öldürür, sonra da diriltir."

"Din günü, O'nun, hatalarımı bağışlamasını umuyorum."

"Rabbim, bana bir hüküm ve hikmet bağışla ve beni salihlere kat!"

"Arkadan gelenlere, bende bir doğruluk lisanı kıl!"

"Beni, Naim cennetinin mirasçılarından kıl!"

"Babamı bağışla, muhakkak o, sapanlardandır."

"Beni Kalkış(diriliş) günü, utandırma!"

[ÅžUARA(26)/69-87]

İbrahim kavmine dedi ki: "Allâh'a köle olun ve O'ndan korkup-sakının. Şayet bilirseniz, böylesi sizin için daha hayırlıdır."

"Muhakkak Allâh'ın dışında putlara köle oluyorsunuz ve iftiralar-yalanlar uyduruyorsunuz. Allâh'ın dışında o köle olduğunuz şeyler, size rızık vermeye malik değildir. Rızkı, Allâh Katında arayın, O'na köle olun ve O'na teşekkür edin. Dönüş ancak O'na(Allâh'a)dır."

"Şayet yalanlarsanız, muhakkak sizden önceki ümmetler de yalanladı. Bir Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir."

[ANKEBUT(29)/16- 18]
(İbrahim'in) kavminin cevabı ancak, şu oldu: "Onu öldürün yahut onu yakın!" Allâh onu(İbrahim'i), ateşten kurtardı. Muhakkak bunda, iman edecek bir kavim için, ayetler vardır.

(İbrahim) dedi ki: "Allâh'ın dışında, aranızda bir sevgi bağı olmak üzere; dünya hayatında, putlar edindiniz. Kıyamet günü, bazınız bazınızı örter(tanımaz) ve bazınız bazınıza lanet eder. Sizin barınağınız, ateştir ve sizin için bir yardımcı da yoktur."

Lut, ona(İbrahim'e), iman etti ve dedi ki: " Şüphesiz ben, Rabbime, hicret edeceğim. Muhakkak O, Aziz'dir, Hâkim'dir."

Ve Biz ona(İbrahim'e), İshak'ı ve Yakub'u verdik. Ve Biz, onun soyuna nübüvvet ve Kitap verdik. Ve Biz ona, dünyada ücretini verdik. Ve muhakkak o, Ahiret'te de  salihlerdendir.

[ANKEBUT(29)/24- 27]

Muhakkak İbrahim de, onun (Nuh'un) soyunun bir kolundandır.

O(İbrahim), Rabbine arınmış bir kalp ile geldiği zaman.

Babasına ve kavmine dedi ki: "Neye köle oluyorsunuz?"

"Allâh'ın dışında birtakım ilahlar mı uyduruyorsunuz?"

"Alemlerin Rabbi'ne zannınız(inancınız) nedir?"

(İbrahim), yıldızlara bir bakışla baktı.

Ve dedi ki: "Ben hastayım."

(Kavminden olanlar), ondan, yüz çevirip gittiler.

(Bunun üzerine), onların ilahlarına doğru koşarak: "Yemek yemiyor musunuz?" dedi.

"Ne oluyor size ki, konuÅŸmuyorsunuz?"

Daha sonra, onların üzerine yönelip, sağ eliyle bir darbe indirdi.

Arkasından (halkı), koşarak onu karşıladılar.

"Oyup- yonttuğunuz şeylere mi, köle oluyorsunuz?"

"Oysa sizi de, yaptığınız şeyleri de, Allâh yaratmıştır."

Dediler ki: "(İbrahim) için bir bina yapın. Sonra da onu, ateşe atın!"

Böylece ona, bir düzen(tuzak) kurmak istediler. Biz de onları, aşağılananlardan kıldık.

 (İbrahim) dedi ki: "Muhakkak ben, Rabbime gidiciyim. O, bana yol gösterecektir."

"Rabbim, bana salihlerden ver!"

Biz de onu, halim bir çocukla müjdeledik.

Ne zaman ki o(çocuk), onunla beraber koşacak (yaşa) erişti; (İbrahim) dedi ki: "Ey oğlum, ben, rüyamda seni boğazlarken görüyorum ." Bak, sen ne görüyorsun(diyorsun)." (İsmail) dedi ki: "Ey babam, emrolunduğun şeyi yap! Sen beni, İnşaAllâh, sabredenlerden bulursun."

Sonunda, ikisi de teslim oldu ve onu, yanı üzerine yatırdı.

Ve Biz, ona: "Ey İbrahim!" Diye seslendik.

"Sen, rüyana sadık oldun. Muhakkak Biz, muhsinlere, böyle ihsanda bulunuruz."

Muhakkak bu, apaçık bir denemeydi.

Ve ona büyük bir kurbanı, fidye olarak verdik.

Bunu (kurbanı), arkadan gelenlere bıraktık.
                                         
İbrahim'e selam olsun.

Biz, muhsinleri böyle mükâfatlandırırız.

Muhakkak o, bizim mü'min kölelerimizdendir.

Biz ona İshak'ı müjdeledik. O, salihlerden bir nebiydi.

Biz onu ve İshak'ı bereketlendirdik. Bu ikisinin soyundan, muhsin olanlar da var, kendi nefsine açıkça zulmeden de.

[SAFFAT (37)/83-113]

Yanımızda güç ve basiret sahibi olan kölelerimiz; İbrahim, İshak ve Yakub'u da hatırla!

Muhakkak biz onları, Ahiret'i, gönülden zikreden ihlâs sahipleri kıldık.

Muhakkak onlar, bizim yanımızda seçilmişlerin en hayırlılarındandır.

[SAD(38)/45-47]

İbrahim, babasına ve kendi kavmine dedi ki: "Muhakkak ben sizin köle olduğunuz şeylerden beriyim."

"Ancak O(Allâh) ki, beni yarattı, O müstesna, İşte O beni doğrultacaktır."

Ve O(Allâh), bu (tevhidi), arkadan gelen insanlara, kalıcı bir kelime kıldı. Umulur ki onlar dönerler.

[ZUHRUF(43)/26-28]

Sana, ikram edilen İbrahim'in misafirlerinin, haberi gelmedi mi?

Onun, yanına girdiklerinde dediler ki: "Selam!"  (İbrahim'de) dedi ki: "Tanınmayan kavme selam!"

(İbrahim), hemen ehline koştu. Arkasından, (pişirilmiş) semiz bir buzağıyla döndü.

Onlara(misafirlere) yaklaştı ve dedi ki: "Yemiyor musunuz?"

(Onlar yemeyince) Onlardan korkuya kapıldı. (Melekler) dediler ki: "Korkma!" Ve onu(İbrahim'i), âlim bir çocukla müjdelediler.

(İbrahim'im) karısı, çığlık atarak geldi ve yüzüne vurarak dedi ki: "Yaşlı, kısır bir kadın mı(doğuracak)?"

Dediler ki: "(Evet), öyledir. (Bunu), senin Rabbin buyurdu. Muhakkak O, Hâkim'dir, Âlim'dir."

(İbrahim) dedi ki: "Ey elçiler, konuşmanız(amacınız) nedir?"

Dediler ki: "Muhakkak biz, suçlu bir kavme gönderildik."

"Onlara, balçıktan taşlar yağdırmak için gönderildik."

"Rabbi'nin indinde, müsrifler için, damgalanmış(işaretlenmiş.)"

Sonra orada, müminlerden kim varsa çıkaracağız.

Orada, Müslümanlardan bir evden başkasını bulamıyoruz.

Biz orada, elim azaptan korkanlar için, bir ayet bıraktık.

[ZARİYAT(51)/24- 37]

Muhakkak Biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Peygamberliği ve Kitabı onların soylarında kıldık. Onlardan hidayet üzere olanlar (vardır.) Onlardan çoğu da fasıktır.

[HADİD(57)/26]

Şüphesiz, İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için güzel bir örnek vardır. O zaman, kavimlerine dediler ki: "Muhakkak biz, sizden ve Allâh'ın dışında köle olduklarınızdan beriyiz. Biz, sizi tanımıyoruz. Bizimle sizin aranızda, ebedi olarak buğz ve düşmanlık vardır; ta ki siz, tek olan Allâh'a, iman edinceye kadar. " Ancak İbrahim'in babası için şu sözü müstesna: "Senin için bağış dileyeceğim, ancak senin için, Allâh'tan bir şey elde edemem. Rabbimiz, Sana tevekkül ettik, Sana yöneldik ve dönüş Sana'dır."

"Rabbimiz, hakkı örtenleri, bizim için bir fitne(deneme) kılma! Rabbimiz, bizi bağışla! Muhakkak Sen, Aziz'sin, Hâkim'sin."

Andolsun, onlarda(İbrahim ve beraberindekilerde), ahiret gününü umanlar için, güzel bir örnek vardır. Her kim yüz çevirirse, (bilsin ki) muhakkak Allâh, Ğani (ihtiyaçsız)dır, Hamid (övgüye layık)tır.

 [MÜMTEHİNE(60)/ 4-6]

 
 


 
 


 
ys@yaklasansaat.com 
 
Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın
Üye olmadığınız için burdaki resmi veya linki göremiyorsunuz . . . Lütfen Üye Olun veya Üye Girişi Yapın

 

Benzer Konular

  Konu / BaÅŸlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti 21 Nisan 2009, 17:56:51
Gönderen: berfin
0 Yanıt
195 Gösterim
Son İleti 21 Nisan 2009, 18:00:00
Gönderen: berfin
4 Yanıt
92 Gösterim
Son İleti 19 Nisan 2010, 00:52:25
Gönderen: TUVA
1 Yanıt
29 Gösterim
Son İleti 20 Temmuz 2010, 20:30:10
Gönderen: hacer35
0 Yanıt
8 Gösterim
Son İleti 23 Temmuz 2010, 08:14:11
Gönderen: ruzgar46

KUR'AN DA İBRAHİM -3 - Wuslata Hasret | Hizmet Yolu