 |
KUR'AN DA İBRAHİM -2 Onlara, kendilerinden önceki; Nuh, Ad, Semud, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve alt üst edilen şehirlerin haberi gelmedi mi? Onlara, onların resulleri apaçık delillerle gelmişti. Allâh, onlara zulmediyor değildi. Ancak onlar, kendilerine zulmediyorlardı.
[TEVBE(9)/ 70]
İbrahim'in babası için bağış dilemesi, ancak ona vaat ettiği bir vaatten dolayı idi. Ne zaman ki onun, Allâh'ın düşmanı olduğu ortaya çıktı, ondan uzaklaştı. Muhakkak İbrahim, çok yakaran ve halimdi.
[TEVBE(9)/ 114]
Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldiklerinde dediler ki: "Selam". (İbrahim): "Selam" diye karşılık verdi. (İbrahim), gecikmeksizin kızartılmış bir buzağıyla geldi.
Onların ellerinin, ona(yemeğe) uzanmadığını görünce, onlardan hoşlanmadı ve onlardan bir korku hissetti. Dediler ki: "Korkma! Muhakkak biz, Lut kavmine gönderildik."
Onun karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.
Dedi ki: "Vay başıma! Ben kısırken ve şu kocam da yaşlıyken mi doğuracağım? Gerçekten bu, acayip bir şey!"
(Elçi melekler) dediler ki: "Allâh'ın emrine mi şaşıyorsun? Allâh'ın rahmeti ve O'nun bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! Muhakkak O, Hamid'tir(övgüye layıktır), Mecid'tir(şanlı, yücedir)."
İbrahim'den korku gidip, ona müjde gelince; Lut Kavmi konusunda, Bizimle mücadele etti (tartıştı).
Doğrusu İbrahim, halim, çok yakaran ve (Allâh'a) yönelen biriydi.
"Ey İbrahim, bundan vazgeç. Muhakkak, Rabbinin emri ve geri çevrilmeyecek bir azap, onlara gelmiştir."
[HUD (11) / 69-76]
O zaman ki İbrahim, şöyle demişti: "Bu beldeyi emin kıl, beni ve oğullarımı, putlara köle olmaktan uzak tut!"
"Rabbim, muhakkak o put(maskeli şeytan)lar, insanlardan birçoğunu saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, o bendendir, kim bana isyan ederse muhakkak Sen, Bağışlayan'sın, Acıyan'sın."
"Rabbimiz, muhakkak ben, soyumdan (bir kısmını), Senin Beyt-i Haramı'nın yanında, ziraata elverişli olmayan bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazlarını kılsınlar, insanların kalpleri, onlara yaklaşsın ve onları, ürünlerden rızıklandır. Umulur ki teşekkür ederler."
"Rabbimiz, muhakkak Sen, bizim gizlediklerimizi de, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Ne Yer'de ve ne Gök'te hiçbir şey Allâh'a gizli kalmaz."
"Övgü, Allâh'a aittir. O ki, bana yaşlılığımda İsmail'i ve İshak'ı verdi. Muhakkak benim Rabbim, çağrıları İşitendir."
"Rabbim, benim ve soyumdan olanların, namazını sürekli kıl. Rabbimiz, çağrılarımı kabul et!"
"Rabbimiz, hesaba kalkılacağı gün, beni, anne-babamı ve müminleri bağışla!"
[İBRAHİM(14)/35-41]
Onlara, İbrahim'in misafirlerinden haber ver!
Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz, sizden korkmaktayız" demişti.
Dediler ki: "Korkma biz sana âlim bir çocuk müjdelemekteyiz."
Dedi ki: "Bana yaşlılık dokunmuşken mi beni müjdeliyorsunuz? Beni neyle müjdeliyorsunuz?"
Dediler ki: "Seni hak ile müjdeledik. Öyleyse ümitsizlerden olma."
Dedi ki: "Sapmışların dışında, Rabbinin rahmetinden kim ümidi keser?"
(İbrahim) dedi ki: "Ey elçiler, konuşmanız(işiniz) nedir?"
(Elçiler) dediler ki: "Muhakkak biz, suçlu-günahkâr bir kavme gönderildik."
"Ancak Lut Ailesi müstesna. Biz şüphesiz, (Lut Ailesi'nin) hepsini kurtaracağız."
"Ancak onun karısı müstesna, o helak olanlardan olacaktır."
[HİCR(15)/51-60] |
|